Forum Pediatri

19
Eyl
2012

11:18
Güzel bir yazı sizlerle paylaşmak istedim.... siret, (Van)
Ağlamak güzeldir!(Esra SERT'in yazısı ntvmsnbc)

Üç yaşındaki kızınız yuvadan gelmiş, sizden kurabiye istiyor. Evde bir tane kurabiye kalmış o da kırık. Kızınız kırık kurabiyeye bakıyor ve ‘’ama bu kırık’’ diyerek avazı çıktığı kadar ağlayıp bağırmaya başlıyor, kendini yerden yere atıyor.

- Şaşkınsınız, ne yapacağınızı bilmez haldesiniz. Bu durum karşısında nasıl davranırdınız? Sizin için ben sıralayayım:

-‘’Kızım, hiç bu kadar küçük bir şey için ağlanır mı, göz yaşına yazık’’ diyerek ağlamasının ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu ona anlatmaya çalışırsınız.

-Kızınızın davranışının şımarıklık olduğunu düşünür, kızar ve ona ağlaması bitinceye kadar odasından çıkmamasını söyleyerek, bu tür davranışları kabul etmeyeceğinizi gösterirsiniz.

-Ağlamasına dayanamaz, hemen en sevdiği çizgi filmi açıp susturursunuz.

-‘’Yeter senin bu şımarıklıkların artık’’ diyerek, bağırıp çağırır hemen susmasını söylersiniz.

-‘’Koskoca kız oldun, bak bilmem kim hiç böyle boş yere ağlıyor mu’’ diyerek olumlu örnekleri göstererek davranışını değiştirmeye ikna etmeye çalışırsınız.

Böyle bir durum, en az bir iki kere her anne babanın başına gelmiştir. Türkiye’yi ziyaret eden Amerikalı yazar/psikolog Aletha Solter, bu insanlık haline ‘’kırık kurabiye’’ fenomeni diyor.

Çocuğun ağlama nedenin, kurabiyenin kırık olması ile uzaktan yakından ilgisi yok. Sadece biriktirdiği stres ve yaşadığı travmaları boşaltmak için ağlamaya ihtiyacı var.

Kurabiye sadece pimi çekiyor. Yukarıda saydığım hiçbir yaklaşım, bu çocuğa yardımcı olmuyor. Yapabileceğimiz en iyi yardım, çocuğun ağlamasına izin vermek. Gerekirse bir saat. Dikkatini dağıtarak, konuşarak, emzik vererek bu ağlamayı kesmemek. Ve tabi ki çocuğunuzun yanında kalmak, eğer izin veriyorsa ona sarılmak.

Vermiyorsa, arada sarılmayı teklif ederek, anlayışla şefkatle sakince yanında oturmak. Belki onu çok bunaltmadan; ‘’çok üzgünsün/kızgınsın anlıyorum, seni seviyorum’’ gibi sözlerle ona destek olmak.

İlk yazıda anlatmıştım; Solter’e göre; çocukların uygunsuz/agresif davranışlarının 3 ana nedeni oluyor. Burada yaşanan ise brikmiş strese yani üçüncü maddeye giriyor.

Çocuklar gün boyu birçok stres ve travma yaşıyorlar. Bizim gibi telefon açıp bir arkadaşlarıyla dertleşemiyorlar, ne yaşadıklarını ifade edemiyorlar.

Yani stresi boşaltma, travmayı iyileştirme yöntemleri sınırlı. Ve hemen hemen her türlü agresif/istenmeyen davranışın altında bu boşaltma ve iyileştirme kanallarının yetişkinler tarafından kapatılması yatıyor. Çocuğunuzun ne hissettiğini reddetmek yerine, bu kanalları açtığınız anda daha uyumlu bir çocuğunuz oluyor.

Solter’e göre 2 önemli stres boşaltma kanalı var.

-Konuşma ve gülme

-Ağlama

Bir çocuk hastanesinde yapılan araştırma ilginç. Araştırma, hastaneye yatan iki farklı grup çocuk üzerinde yürütülüyor.

Bir grup çocuk hastaneye yatırıldığı için ağlıyor, bağırıyor ve son derece uyumsuzlar. İkinci gruptaki çocuklar ağlamıyor ve hiçbir uyumsuzluk göstermiyor.

Üç ay sonra aynı çocuklar tekrar inceleniyor. Ağlayan çocukların, hastane hayatına tamamen uyum sağladıkları ve hiçbir sorun yaşamadıkları anlaşılıyor.

Ağlamayan çocukların büyük bir kısmında ise; fobiler, kabuslar, öğrenmek güçlükleri, yeme bozuklukları görülmeye başladığı anlaşılıyor.
19
Eyl
2012

11:22
Güzel bir yazı sizlerle paylaşmak istedim.... siret, (Van)
yazının devamı var(esra sert çocuğundan örnekler veriyor) fakat çok uzun olacağı için bir kısmını ekledim.
21
Eyl
2012

23:35
Güzel bir yazı sizlerle paylaşmak istedim.... atanur, (İstanbul)
teşekkürler paylaşım için..gerçekten de oğlumla bu problemi sık sık yaşıyorum,sanırım çalışan anne olduğum için..
Üye Ol

Ziyaretçilerimiz

www.pediatriportali.com sitesinin web hosting hizmeti natro - izgi Bilgisayar Sistemleri Ltd. tarafından sağlanmaktadır.
ocuk Doktoru - ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı - Pediatri Uzmanı - ocuk sağlığı sitesi - ocuk doktorları - Pediatri - Pediatrist - Bebek