Broşürler


Kordon Kanı-Kullanım alanları, Faydaları, Saklanması


KORDON KANI HAYAT KURTARABİLİR
 
  

            Kök hücrelerle ilgili araştırmaların tıpta uygulama alanlarının artması ile birlikte doğan kök hücre kaynaklarının keşfedilmesi ihtiyacı tüm dünyada kordon kanı saklama uygulamasının yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Göbek kordonu, anne ile karnındaki bebek arasında besin ve oksijen alışverişini sağlayan plasentaya bağlıdır. Doğum sürecinin tamamlanmasından kısa süre sonra plasenta görevini tamamlayarak rahim dışına atılır. "Kordon kanı" olarak isimlendirilen kan, bebeğin doğumundan sonra göbek kordonunun plasenta tarafında kalan kandır. Ancak son gelişmelerle kordon kanının çeşitli hastalıkların tedavisi açısından önemi anlaşılmış ve özel yöntemlerle toplanıp saklanmaya başlanmıştır. Bebeğin kordon kanı, “kök hücreler” açısından oldukça zengin bir kaynaktır.
             Kök hücreler, birçok dokuda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını oluşturma yeteneğine sahip bir grup hücredir. Kök hücreler doku ve organlara oksijen ve karbondioksit taşıyan eritrositlere (alyuvar), vücudun bağışıklık sistemini oluşturan lökositlere (akyuvar) ya da kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositlere, kemik, kıkırdak, damar duvarı, bazı sinir sistemi destek hücreleri, kalp kası, böbrek hücrelerine farklılaşabilir. Kök hücrelerin vücuttaki diğer tip hücrelere farklılaşma özelliğinin keşfedilmesi ile birlikte bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson, Alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisindekullanılabileceği fikri ortaya çıkmıştır.
              Günümüzde kök hücreler özellikle kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kanser hastalarının kan ve bağışıklık sistemini yeniden canlandırmak için kullanılmaktadır. Embriyodan, kordon kanından veya kemik iliğinden elde edilebilen kök hücreler vücudun “kaynak” hücreleridir. Tedavide kök hücre kaynağı olarak kemik iliği, kordon kanı veya dolaşımdaki kan tıbbi kriterlere uygun ise kullanılabilmektedir. Kordon Kanı Bankaları, bebeğin kordon kanını gelecekte olası tıbbi gereklilikler için saklayabilme olanağını sunmaktadır.
Doğumdan sonraki ilk 10 dakika içinde alınan kordon kanı uygun şartlarda dondurulur ve kordon kanı bankasında saklanır. Bu değerli kök hücreleri gerektiğinde çözülerek kullanılabilir. Kordon kanı kök hücreleri çok değerli oldukları ve sadece doğumda toplanabildikleri için toplama işleminin bu konuda uzman hekimler tarafından yapılması, toplanma sonrası işlemlerin uzman kişilerce yürütülmesi ve örneklerin uygun koşullarda saklanması gerekir.
 
             İ   lk kordon kanı nakli 1988 yılında gerçekleştirilmiştir. 1995 yılından itibaren dünyada kordon kanı
bankaları yenidoğanların kordon kanlarının saklanabilmesi için yaygın olarak faaliyete geçmiştir.

Hangi aileler için bebeklerinin kordon kanını saklamak uygundur?

Kordon kanı kök hücreler açısından çok zengindir. Kök hücreler halen pek çok ciddi hastalıkta değerli bir tedavi seçeneğidir. Bu nedenle kordon kanı atılmamalı, uygunsa saklanmalıdır. Ailede kök hücre tedavisi ihtiyacı tıbbi olarak saptanmış birisi varsa bebeğin kordon kanını saklatmak amacıyla mutlaka hastanın hekimine danışmak gerekir. Bebeğin kordon kanı ileride kendisi için veya ailede bir başkasının kullanımı amacıyla da özel olarak saklanabilmektedir. Ancak, bir kişinin kök hücre nakline ihtiyacı olacak bir hastalığa yakalanma ihtimali yaklaşık 1/20,000 ile 1/37,000 arası hesaplanmıştır. Oysa kök hücre nakli bekleyen çok sayıda hasta bulunmaktadır. Bu nedenle tıbbi ve sosyal etik açısından kordon kanını özel saklatmak yerine,
ihtiyacı olan hastaların kullanımı için bağışlanması tavsiye edilmektedir.
Ailede kök hücre tedavisi ihtiyacı tıbbi olarak saptanmış birisi varsa bebeğin kordon kanını saklatmak amacıyla mutlaka hastanın hekimine danışmak gerekir. Bebeğin kordon kanı ileride kendisi için veya ailede bir başkasının kullanımı amacıyla da özel olarak saklanabilmektedir. Ancak, bir kişinin kök hücre nakline ihtiyacı olacak bir hastalığa yakalanma ihtimali yaklaşık 1/20,000 ile 1/37,000 arası hesaplanmıştır. Oysa kök hücre nakli bekleyen çok sayıda hasta bulunmaktadır. Bu nedenle tıbbi ve sosyal etik açısından kordon kanını özel saklatmak yerine,
ihtiyacı olan hastaların kullanımı için bağışlanması tavsiye edilmektedir.
Günümüzde kordon kanı nakli ile tedavi edilebilen yaklaşık 50 adet hastalıktan bazıları şunlardır:

• Lösemiler
• Lenfomalar
• Myelodisplastik sendromlar
• Myeloproliferatif hastalıklar
• Fankoni hastalığı
• Aplastik anemiler (kemik iliğinde hücre üretiminin olmaması)
• Orak hücreli anemi
• Talasemi
• Nöroblastom
• Bazı bağışıklık yetmezlikleri
             Kök hücre naklinde dikkate alınması gereken unsurlardan birisi HLA uyumudur. HLA antijenleri, doku uygunluk antijenleri olarak isimlendirilen, vücudun kendi hücreleri ile yabancı hücreleri birbirinden ayırt etmesine yarayan moleküllerdir. HLA bölgeleri nakil için alıcı ve verici arasındaki doku uyumunu belirler. HLA uyumu tam olmadığı durumlarda, dokular karşılıklı birbirlerini reddeder ve nakil başarısız olur. Bazen de, nakledilen doku hastanın vücudunu düşman olarak görür ve ona karşı savaş açarak GVH hastalığına meydan verir. Zorunlu şartlarda gerçekleştirilen ve daha az HLA uyumu gösteren kordon kanıyla yapılan nakillerde başarılı sonuç gösterilmiştir.
 
 
             Saklanan kordon kanındaki kök hücreler, gerekli olduğu durumda hemen kullanılabilecek haldedir. Bu durum, hastalıkların ilerlemesini önleyebilmek için en kısa sürede tedavinin zorunlu olduğu durumlarda önem kazanır. Her yıl çoğunluğu çocuk, yaklaşık 500 kişi kordon kanı tedavisi görmektedir. Son yıllarda 500'den fazla erişkinde de başarıyla kök hücre tedavisi yapılmıştır.
             Türkiye’de ihtiyacı olan hastalara kök hücre nakli işlemi 20 yıldan uzun bir zamandır dünya standartlarıyla oldukça başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Bu kök hücreler bazen kemik iliğinden, bazen kandan bazen da kordon kanından sağlanmaktadır. Nakillerin hemen hepsinde kök hücreler dondurularak bir süre saklandıktan sonra çözülerek kullanılmaktadır. Kordon Kanlarının Kordon Kanı Bankacılığı ismi altında toplanarak tedavilerde kullanımları ise yaklaşık 7 yıl önce Hacettepe Üniversitesinde başlamıştır. Bu işlemin tüm maliyetini SGK da ödemektedir. Görüldüğü gibi, kök hücrelerin saklanıp tedavide kullanılmaları yeni bir yöntem değildir ve Türkiye’de derin bir tecrübe bulunmaktadır. Yeni olan, kök hücre saklanmasının hastalar dışında, acil ihtiyacı olmayan normal kişiler için de yapılmaya başlanmasıdır. Bunda en büyük etken kök hücreler kullanılarak hastalıklara yeni tedavi biçimlerinin ortaya çıkması ve böyle tedavi edilebilecek hastalık potansiyelinin hızla büyümesidir.
 
Kordon kanının toplanması


                  Kordon kanı, bebek doğar doğmaz ilk 10 dakika içinde, göbek bağı kesildikten sonra göbek bağının plasenta tarafında kalan bölümünden alınır. Bu kan, toplanmadığı tüm durumlardaplasenta ile birlikte atıldığından, toplanması normal doğum prosedürünü ve bebeği herhangi bir şekilde etkilememektedir. Genelde toplama işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim tarafından yapılır. Hem normal yolla hem de sezaryen doğumlarda uygulanabilir. Sadece birkaç dakika alan kordon kanının toplanması işlemi; basit, tehlikesiz ve acı vermeyen bir uygulamadır. Bilindiği gibi, bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonu bağlanarak ayrılmaktadır. Yaklaşık 35 – 120 mililitre kan alınabilmektedir. Araştırmalar çok miktardaki kök hücre örneklerinin nakil sonrası daha başarılı sonuç verdiğini kanıtlamıştır.


                  Kordon kanı, bebek doğar doğmaz ilk 10 dakika içinde, göbek bağı kesildikten sonra göbek bağının plasenta tarafında kalan bölümünden alınır. Bu kan, toplanmadığı tüm durumlardaplasenta ile birlikte atıldığından, toplanması normal doğum prosedürünü ve bebeği herhangi bir şekilde etkilememektedir. Genelde toplama işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim tarafından yapılır. Hem normal yolla hem de sezaryen doğumlarda uygulanabilir. Sadece birkaç dakika alan kordon kanının toplanması işlemi; basit, tehlikesiz ve acı vermeyen bir uygulamadır. Bilindiği gibi, bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonu bağlanarak ayrılmaktadır. Yaklaşık 35 – 120 mililitre kan alınabilmektedir. Araştırmalar çok miktardaki kök hücre örneklerinin nakil sonrası daha başarılı sonuç verdiğini kanıtlamıştır.

 


                  Kordon kanı, bebek doğar doğmaz ilk 10 dakika içinde, göbek bağı kesildikten sonra göbek bağının plasenta tarafında kalan bölümünden alınır. Bu kan, toplanmadığı tüm durumlardaplasenta ile birlikte atıldığından, toplanması normal doğum prosedürünü ve bebeği herhangi bir şekilde etkilememektedir. Genelde toplama işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim tarafından yapılır. Hem normal yolla hem de sezaryen doğumlarda uygulanabilir. Sadece birkaç dakika alan kordon kanının toplanması işlemi; basit, tehlikesiz ve acı vermeyen bir uygulamadır. Bilindiği gibi, bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonu bağlanarak ayrılmaktadır. Yaklaşık 35 – 120 mililitre kan alınabilmektedir. Araştırmalar çok miktardaki kök hücre örneklerinin nakil sonrası daha başarılı sonuç verdiğini kanıtlamıştır.

 


                  Kordon kanı, bebek doğar doğmaz ilk 10 dakika içinde, göbek bağı kesildikten sonra göbek bağının plasenta tarafında kalan bölümünden alınır. Bu kan, toplanmadığı tüm durumlardaplasenta ile birlikte atıldığından, toplanması normal doğum prosedürünü ve bebeği herhangi bir şekilde etkilememektedir. Genelde toplama işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim tarafından yapılır. Hem normal yolla hem de sezaryen doğumlarda uygulanabilir. Sadece birkaç dakika alan kordon kanının toplanması işlemi; basit, tehlikesiz ve acı vermeyen bir uygulamadır. Bilindiği gibi, bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonu bağlanarak ayrılmaktadır. Yaklaşık 35 – 120 mililitre kan alınabilmektedir. Araştırmalar çok miktardaki kök hücre örneklerinin nakil sonrası daha başarılı sonuç verdiğini kanıtlamıştır.
                     Kordon kanı laboratuvarda bazı testlerden geçirildikten sonra özel yöntemler ile dondurulur ve sıvı azot buharı içinde saklanır. Dondurulan hücreler daha sonra gerek duyulduğunda çözülerek tedavide kullanılabilir. Kordon kanının saklanması mutlaka tıbbi danışmanlık alınması gereken bir konudur. Tıpta halen sadece çok özel ihtisas sahibi hekimlerin bilgi sahibi oldukları ve tedavi uyguladıkları bir alanda, geleceğin hastalıklarını da ilgilendiren bu konunun sadece sağlık kuruluşlarında ve uzman hekimler tarafından gerekli tıbbi danışmanlık alındıktan sonra, tüm uygulama ihtimalleri aileye anlatıldıktan sonra karar verilmesine yardımcı olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki, kordon kanı dondurulması ailenin ve bebeğin hem şimdiki hem de gelecekteki sağlığını ilgilendiren tıbbi bir hizmettir. Hekimlerin haricinde danışmanlık alınması aileyi yukarıda örneklenen bazı yanlış anlamaların ve yönlendirmelerin etkisine sokabilir.
 
                    Kordon kanı bankalarında beyaz ve kırmızı hücreler birbirinden ayrılırlar. Bunun hasta açısından
yararı veya zararı yoktur. Ancak kordon kanı bankası bu şekilde saklama hacminden tasarruf eder. Kırmızı hücreler arasında kök hücre bulunmamaktadır. Kök hücrelerin hepsi beyaz hücreler arasında bulunur ve yaklaşık tüm hücrelerin yüzde 1-2'sidir. Ancak beyaz hücreler arasında tedavide sadece bu az sayıdaki kök hücreler etkili olduğundan "kök hücrelerin saklandığı" ifade edilir. Beyaz ve kırmızı hücrelerin birbirinden ayrılması ise bazen "kök hücrelerin ayrıştırılması" olarak yanlış ifade edilmektedir.

                     Tedavide kullanım gerektiğinde hastanın yaşı, kilosu, boyu, hastalığın cinsi, içerisinde bulunduğu
tedavi dönemi, doktorun seçtiği protokole göre kaç adet kök hücre gerektiği hesaplanır. Bu sayı, saklanan kök hücre miktarı ile kıyaslanır. Gerektiği sayıda hücre içeren tüp veya torba çözülerek tedavide kullanılır. Ancak bu hesaplara göre ortalama 7-8 yaşından sonra saklanan tüm kordon kanı kullanılsa bile hücre sayısı yeterli olmamakta ve kemik iliği ve diğer ek kök hücre kaynakları aranmaktadır. Bir başka deyişle, genellikle 7-8 yaşından sonra kordon kanı tedavide yeterli değildir. Yaklaşık 2-3 yaşından sonra ise eldeki tüm kordon kanı veya büyük çoğunluğu kullanılmaktadır ve geriye ikinci bir kullanım için yeterli kök hücre kalmamaktadır.
                   Son zamanlarda kök hücrelerin kültür ortamında arttırılmaları mümkün olabilmektedir. Ancak bu
işlem dünyanın hiçbir yerinde henüz rutin uygulamaya girmemiştir ve saklanan kordon kanları bu deneme amaçlı kullanılmamaktadır. Önümüzdeki yıl hayata geçecek bu yöntem sayesinde kök hücre sayılarının arttırılması ile yaş sınırının ortadan kalkması, kullanım sayısının artması ve organ yapımı vs amaçlarla klinik denemelerin yapılması beklenebilir.
Kök hücre çoğaltılmasına başlandığında bile saklanan tüp veya torba sayısının hiçbir bilimsel anlamı bulunmayacaktır. Çünkü çözülen herhangi bir tüpten çoğaltılan hücrelerin tedavide kullanıldıktan sonra tekrar dondurularak saklanması mümkün görülmektedir. Kordon kanı saklanmasına karar verildiğinde beklenen doğumdan en az 1-2 hafta önce kordon kanı bankasına ve doğumu yaptıracak hekime durum bildirilmeli ve gerekli hazırlıkların yapılması sağlanmalıdır. Bu sayede gerekli malzeme ve belgeler doğum anında hazır bulundurulabili r.
 
 

Üye Ol

Ziyaretçilerimiz

www.pediatriportali.com sitesinin web hosting hizmeti natro - izgi Bilgisayar Sistemleri Ltd. tarafından sağlanmaktadır.
ocuk Doktoru - ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı - Pediatri Uzmanı - ocuk sağlığı sitesi - ocuk doktorları - Pediatri - Pediatrist - Bebek