Broşürler


Ek Besinlere Geçiş Dönemi


EK BESİNLERE GEÇİŞ DÖNEMİ
 
   
 
Süt çocuğu büyüme ve gelişmesine uygunluk gösteren iç içe girmiş üç beslenme döneminden geçmektedir. Bunlar; sadece anne sütü dönemi, anne sütü ve ek gıda dönemi ve erişkin diyetidir. Anne sütünden ek gıdalara geçişte esas problem ne zaman ve hangi gıdaların başlanması gerektiğidir. Ek gıdalara başlama dönemleri ile ilgili durumlar Tablo 1'de görülmektedir1.
Erken ek gıdalara başlanması sindirim sisteminin tam gelişmemiş olması nedeni ile ishal ve besin allerjilerinde artmaya neden olmaktadır. Emmede azalmaya bağlı anne sütünün azalması, ishalli hastalıklar, doğru ve yeterli besinlerin verilmemesi nedenleri ile de malnütrisyon gelişir. Annenin erken ek gıdaya başlamasının en önemli nedenleri ise annenin sütünün yetmediğini düşünmesi, annenin yanlış bilgilendirilmesi, bebeğin büyüme izleminin yapılmamasıdır1-3.
Ek gıdalara geç başlanması ise anne sütünün yetersiz kalması ile büyümede yavaşlama, immün yetmezlik ve malnütrisyona neden olacaktır. Uygunsuz besin seçimi protein enerji malnütrisyonuna ve eser element eksikliği ile sonuçlanacaktır1-5.
Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasında Türkiye'de annelerin %95'inin çocuklarını emzirdikleri, ortalama emzirme süresinin 11.9 ay olduğu tespit edilmiştir. Bir aylık çocuklarımızın sadece %18.9'unun tek başına anne sütü (exclusive breast fed) alması, %32.9'una ek gıda başlanması dikkat çekicidir. İki-üç aylık çocukların yarısının ek besin aldığı ve bir yaşındaki çocukların %1.4'ünün sadece anne sütü aldığı bildirilmiştir. Aynı araştırmada 6-11 aylık çocuklarımızın %7.4'ü bodur, %2.9'u boyuna göre zayıf (wasted) ve %9.2'si yaşına göre düşük kilolu (underweight) oldukları görülmüştür6. Bu da ülkemizde "weaning" problemi olduğunu göstermektedir.
Tablo 1: Ek gıdalara başlama dönemi ile ilgili durumlar1

 


Çok erken
Artmış ishal ve allerjik hastalıklar (barsak immatürasyonuna bağlı)
Anne sütünde azalma (ek gıdalar nedeni ile çocuğun emme isteği azalmakta)
Malnütrisyon (ishalli hastalıklara bağlı)

 


Uygun dönem
Uygun zamanda (4-6. Aylar arasında)
Besin içeriği yeterli (Kalori, protein, demir, çinko, vitamin A ve vitamin D içeriği yeterli)
Hijyen koşullarına uyularak
Toplumun kültürel yapısına uygun yiyecekler ile (o ülkede mevcut olan ve toplumca kabul edilebilen)

 


Geç
Büyüme geriliği (Anne sütü tek başına kalorik olarak yetersiz hale gelmektedir)
İmmün yetmezlik (Yetersiz enerji ve protein alımı sonucu)
İshalli hastalıklarda artma (İmmün sistemde yetersizlik sonucu)
Malnütrisyon (Yetersiz kalori alımı ve ishalli hastalıklara bağlı)
Mikronütrient eksikliği (Yetersiz alım ve enfeksiyonlarda artma sonucu)

 


Ek gıdalara geçiş döneminin saptanması

Ek gıdalara başlanmasında her çocuk için kesin bir yaş yoktur. Ek gıdalara başlanmasını belirleyen en önemli faktör çocuğun gelişim basamağı, böbrek fonksiyonlarının artması ve sindirim sisteminin olgunlaşmasıdır. Bu da 4-6 ay arasında, her çocuk için farklı bir zamanda olmaktadır1,2,7.

Anne sütü dönemi: Yeterli kalori ve protein oranına sahip olması ve yüksek biyolojik yararlanırlılığı nedeni ile anne sütü ilk 4-6 ay tek başına yeterlidir. Bu dönemde böbreklerin konsantrasyon ve sekresyon kapasiteleri düşüktür. Anne sütü düşük böbrek solit yüküne (80 mMol/L) sahip olması nedeni ile bu dönemde en ideal besindir. Yenidoğan bebeklerin mide kapasiteleri küçük (7 ml) ve bağırsak geçiş zamanları kısa olması nedeni ile az miktarda ve sık beslenmeleri gerekir. Term bebekte barsak laktaz, sukraz, maltaz ve glukoamilaz enzimleri yeterli düzeydedir. Tükrük amilazı yenidoğanda çok düşüktür ve üç aylık çocukta erişkinin 1/3'üne ulaşır. Pankreatik amilaz altı aylık bebekte erişkin düzeyine ulaşır. Safra tuzları miçel oluşumu için yetersizdir ve birinci ayın sonunda artar. Yenidoğanda safra asitleri taurin ile konjuge edilirken erişkinde glisin ile konjuge edilir ve anne sütü taurinden zengindir. Pepsin ve asit salınımı iki yaşında erişkin düzeyine ulaşır. Sindirim sisteminin yabancı proteinlere karşı koruyucu mekanizması tam gelişmemiştir. Anne sütü bu mekanizmanın gelişmesini sağlarken yabancı protein ve patojenlerle çocuğun karşılaşmasını engeller. Bu sürede yutma refleksi zayıftır ve kaşıkla verileni ağızdan çıkartma eğilimindedirler. İlk dört altı ay bebeğin emerek beslenme evresidir. Bu sürede bebek kaşıkla verileni yeterli yutamaz ve ağzından geri çıkartmaya eğilimlidir1,2.
Anne sütü ve ek gıda dönemi: Altıncı aydan başlayarak hayatın ikinci yılına kadar baş kontrolü, ince ve kaba motor basamaklarında ilerleme ile fizyolojik ve nörolojik olgunlaşma görülmektedir. Ek gıdalara geçiş ile kaşıkla beslenme, çiğneme, parmakları ile besinleri tutarak kendini besleyebilme, kaptan bağımsız beslenme ve kaşık-çatal kullanabilme çocuğun beslenme basamaklarını oluşturur. Emme refleksi 30-34 gebelik haftasındaki bebekte vardır. Bu dönemde bebekte yutmada gelişir ve amniotik mayi miktarını ayarlamada yardımcı olur. Bununla birlikte dil çıkarma refleksi 5-7. aylarda kaybolur ve kaşıkla verileni alabilir. Sekizinci ayda yardımsız oturabilir ve dil hareketleri daha da gelişir; böylece daha katı yiyecekleri yiyebilir. Onuncu ayda çiğnemeye başlar ve elindeki yumuşak besinleri ısırabilir. Bir yaşında tüm besin maddelerinden yiyebilir ve iki elini kullanarak kaptan sıvı gıda içebilir. İkinci yaşın sonunda yiyecekleri diğer maddelerden ayırabilir1,2.

Sonuç olarak bebeğe ek besin başlanması belirtileri;

- Baş-boyun kontrolünün tamamlanması (Bebeğin başını dik tutması),

- Oturabilmesi,

- El ve göz koordinasyonunun gelişmesi, oyuncaklarını ağzına götürmesi,

- Dil çıkartma refleksinin kaybolması, kaşıktan yiyecekleri alabilmesi,

- Ağzını açma, yutma ve çiğneme koordinasyonun gelişmesidir1,2,3.

Anne sütünden ek gıdalara geçişte gelişim basamakları yanında çevrenin etkisi de vardır. Ek gıdalara başlama yaşı annenin süt üretme kapasitesi ve bebeğin besin ihtiyacını karşılayacak besinlerin olup olmamasına göre de değişir. Genel olarak doğum ağırlığını iki katına çıkmış çocuk ek gıdalara başlamak için hazırdır1,8.

Ek besin verilirken dikkat edilecek noktalar1-4,8

- Her yeni gıdaya tek tek başlanmalı ve çok az miktarda (bir yemek kaşığı) verilmelidir. Bebeğin alımına uygun olarak 3-4 gün içinde miktarı artırılmalıdır. Yeni bir gıdaya bu üç günün sonunda başlanmalıdır. Böylece çocuğun bir besin maddesine olan allerjisi tespit edilebilir.

- İlk kez verilecek besinler bebek açken denenmelidir.

- Bebek istemediği bir besini alması için zorlanmamalı bir süre ara verip iki-üç hafta sonra tekrar denenmelidir.

- Ek gıdalar tek öğün olarak başlanır. Bebek altı aylık olduğunda anne sütüne ek olarak günde 2-4 öğün ek gıda alabilir.

- Ek gıdalara geçerken önce tekli besin grubu (yoğurt, meyve suları) kullanılır daha sonra çoklu karışımlara (sebze çorbası, kabak dolması) geçilir.

- Bebeğe verilecek ek besinlerin protein, demir, çinko, vitamin D ve vitamin A'dan zengin olmasına dikkat edilmelidir.

- Bebeklere doğal ve taze hazırlanmış besinler verilmelidir. Konserve, dondurulmuş yiyecekler, katkı maddeli hazır besinler bebeğe verilmemelidir.

- Bebek için hazırlanan besinler iki saat içinde tüketilmelidir. İki saatten uzun süre oda ısında bekletilen yiyecekler kullanılmamalıdır. Uygun saklama koşulları yoksa (buzdolabı gibi) beslenme sonrası artan miktarlar atılmalıdır.

- Besinler hazırlanmadan ve bebek beslenmeden önce eller mutlaka yıkanmalıdır. Bebeğe verilecek besinler hazırlanırken gıda hijyenine uyulmalıdır.

- Besinlerin hazırlanmasında kaynatılmış su kullanılmalıdır.

- Tüm besinler sadece kaşık ile verilmelidir. Ek gıdaların verilmesinde biberon kullanılmamalıdır. Koyu kıvamlı besinler emzikten emilirken boğulmaya neden olabilir. Aynı zamanda biberon ile ek gıdaların verilmesi uygun olmayan beslenme alışkanlıklarının gelişmesine neden olur ve kaşıkla beslenme alışkanlığının gelişmesine olanak vermez.

- Bebeği beslemek için kullanılacak kaplar ve kaşıklar temiz olmalıdır. Kullanılan kapların gıda artıklarının kalmasının önlenmesi ve kolay temizlenmesi için köşesiz olması gerekmektedir. Bu malzemeler bir tencere içinde ağzı kapatılmış olarak en az beş dakika süre ile kaynatılmalı ve ağzı kapalı olarak soğutulmaya bırakılmalıdır. Böylece sıcak buhardan da faydalanılır. Kaynatılamayacağı ve kolay temizlenemeyeceği için plastik kaplar ve biberonlar kullanılmamalıdır.

- Meyve ve sebze pürelerini hazırlarken vitaminlerin kaybolmaması için cam rende kullanılmalıdır.

- Beslenme saatleri hem anne hem de çocuk için mutlu geçen anlar olmalıdır. Beslenme saatlerinde anne rahat olmalı ve acele etmemelidir. Çocuk çok hızlı ya da çok fazla beslenmiş ise kusabilir. Gerekli temizlik yapıldıktan sonra beslenmeye devam edilmelidir.

Tablo 2: Ek besin verme dönemi1

 

Aylar
 
0           3            6            9           12      15           18           21           24
Emzirme
Yoğurt
Tahıllar
Meyve püresi veya meyve suları
Et ve diğer proteinden zengin besinler
------------------------------------------------------------------ - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
- - - - --------------------------------------------------------------------------------------
- - - - ------------------------------------------------------------------------------------
- - - - ---------------------------------------------------------------------------------
- - - - - ----------------------------------------------------------------

- - - - : geçiş dönemi
--------- : düzenli olarak verilme dönemi

Ek besin verme dönemleri Tablo 2'de görülmektedir. Dört-altıncı aylar arasında meyve (elma, şeftali gibi) ve yoğurt az miktarda başlanabilir. Pirinç kolayca sindirilebilir ve nadiren allerjik reaksiyonlara neden olur. Önceleri sulu muhallebi şeklinde verilebilir. Sebze püreleri; patates, havuç, kabak ve pirinç ile hazırlanabilir. Çorbalara bir miktar sıvı yağ ilavesi bebeğin enerji ihtiyacını tamamlamada yardımcı olur. Yaşamın altıncı ayından itibaren yumurta sarısı az miktarda başlanabilir ve miktarı artırılarak 8-10 günde tam yumurta sarısına çıkılır. Yedinci - dokuzuncu aydan itibaren haftada iki üç kez tam yumurta verilebilir. Ispanak, turp ve pancar yüksek nitrat içeriği nedeni ile "weaning" döneminde önerilmemektedir. Yedinci aydan itibaren etli dolmalar, etli sebze yemekleri ve baharatsız ızgara köfte verilebilir. Bu dönemde nişastalı besinler (pilav, makarna, ekmek gibi) verilmeye başlanabilir. Dokuzuncu aydan başlayarak çocuk birçok yiyeceği ısırarak yiyebilir ve bir yaşında aile sofrasındaki yiyecekleri yiyebilir1-3,7-9.

İlk dört ayda anne sütü tek başına yeterli besini sağlar. Yenidoğan bebeğin kalori ihtiyacı vücut ağırlığına göre düşünüldüğünde erişkinin üç katıdır. Yeterli kalori alımı santral sinir sisteminin gelişimi için gereklidir. Dört altıncı aydan sonra anne sütü çocuğun ihtiyacını karşılayamayabilir. Ek gıdalar yeterli miktarda verilemeyen ve kilo alma problemi gözlenen bebeklere "weaning" döneminde devam formülaları önerilebilir. Hayatın ikinci yılında anne sütü çocuğun ihtiyacının sadece küçük bir bölümünü karşılayabilmesine rağmen, gelişmekte olan ülkelerde uzun süreli (iki-üç yaşına kadar) emzirme önerilmektedir7-9.

Anne sütü ile beslenen ilk 4-6 aylık bebekler bir defada aldıkları süt miktarını kendileri ayarlar. Beş-oniki aylık bir çocuk ise bir öğünde 210-240 ml besin alabilir9.

"Weaning" döneminde çocuğun büyümesinin izlenmesi çok önemlidir. Başlanan ek gıdaların yetersiz ve dengesiz olması sonucunda çocukta büyüme duraklaması olabilir. Bu erken tespit edilmezse malnütrisyon ve malnütrisyonun kalıcı komplikasyonları gelişebilir3,7.

Anne sütünün D vitamini yetersizdir. Bu nedenle ilk bir yıl içinde tüm çocuklara 400 IU D vitamini verilmesi ve çocukların güneşe çıkarılmaları gerekmektedir7,8.

Ülkemizde subklinik vitamin A eksikliği yaygındır. Vitamin A eksikliğinde körlük gelişmesi yanında büyümede duraklama, immün sistemin baskılanması sonucu kızamık ve ishalli hastalıkların morbidite ve mortalitesinde artma bildirilmiştir. Vitamin A özellikle peynir, yumurta, karaciğer, balık, yeşil yapraklı sebzeler ve havuçta bulunur. Kızartma ve güneşte kurutma vitamin A'nın kaybına neden olur. Hayatın ilk yılında vitamin A ihtiyacı 1500 IU/gündür. Gelişmekte olan ülkelerde vitamin A eksikliği önlemek için 4-6 ayda bir 6-11 aylık çocuklara 100 000 IU, 12 ve 72 aylık çocuklara da 200 000 IU vitamin A içeren kapsüllerin verilmesi önerilmektedir3,8 .

İnek sütü barsaktan gizli kanamaya neden olması, demir içeriğinin yeterli olmaması, içerdiği yabancı proteinlerle allerjilere neden olması nedeni ile ilk bir yıl içinde önerilmemektedir11.

Tablo 3: Süt çocuğunda demir desteği


Term yenidoğanlar
    4 ay-3yaş; 1mg/kg/gün


Preterm bebekler

    2-12 ay arası
    Doğum ağırlığı 1500-2500gr; 2 mg/kg/gün
    Doğum ağırlığı 1000-1500gr; 3 mg/kg/gün
    Doğum ağırlığı < 1000 gr; 4 mg/kg/gün

"Weaning" döneminde uygun ek gıdaların verilmemesi sonucu bu dönemde anemi sık görülmektedir. Süt çocukluğu döneminde görülen ve üç aydan uzun süren kansızlığın tedavi edilse bile okul çocuğunun performansını etkilediği gösterilmiştir. Bu nedenle dördüncü aydan itibaren zamanında doğan bebeklere 1 mg/kg/gün demir desteği önerilmektedir (Tablo 3). Formüla mama alan bebeklere demir desteğine gerek yoktur. Ayrıca C vitaminin yeterli tüketilmesi demir emilimini artırır12.

İçme sularındaki flor miktarı 0.3 ppm'in altında ise diş çürüklerinin önlenmesi için altıncı ay - üç yaş arasındaki çocuklara 0.25 mg/gün florür verilmesi gerekmektedir13.

Süt çocukluğundaki ve çocukluk çağındaki hatalı beslenmenin hipertansiyon, obesite, besin allerjisi ve ateroskleroz gibi erişkin döneminin bazı kronik hastalıklarına neden olduğu öne sürülmüştür. Ek gıdalara başlanma döneminde çocuğun tuz ihtiyacı yoktur ve tuzsuz besinleri kolayca alabilir. Bu nedenle ilk bir yıl içinde bebeğin yiyeceklerine tuz katılmaması önerilir. Bu dönemde tuzlu besin alan çocukların hayatlarının ileri dönemlerinde de aşırı miktarda tuzlu besin tükettikleri bulunmuştur. Anne sütü ile beslenme dönemindeki şişmanlığın erişkin dönemdeki obesite ile ilişkisi olmadığı bulunmuştur. Ailede allerji öykü olan bebeklerde emzirme döneminde annenin diyetinden allerjen besinlerin çıkartılması ve çocuğa da bu besinleri başlamanın geciktirilmesi önerilmektedir8.

Ek besinlere geçiş dönemi hem anne sütü ile beslenmeden hem de biberon (mama) ile beslenmeden erişkin besinlere geçiş dönemini kapsar. "Weaning" problemlerine sadece emziren annelerde değil biberon ile besleyen annelerde de rastlanmaktadır. Biberon ile beslenmenin iki hatta dört yaşına kadar devam ettiği görülmüştür. Bu durum çocuğun diş gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Biberon hem temizlenmesinin zor olması hem de üçlü meme konfüzyonu yapacağı için önerilmemektedir9,14.
Mennella ve Beauchamp15 ek besinlerin anne sütü ile hazırlanmasının "weaning" dönemindeki bebekteki etkilerini incelemişlerdir. Bebeklerin anne sütü ile hazırlanan tahılları daha fazla ve daha hızlı aldıkları görülmüştür. Sonuç olarak anne sütünün besleyici ve enfeksiyonlardan koruyucu, çocuk için en uygun karışım olduğu, erişkin besinlere geçişi kolaylaştırdığı ve bebeğin bu zor dönemden geçmesini de kolaylaştırdığı bildirilmiştir.

Üye Ol

Ziyaretçilerimiz

www.pediatriportali.com sitesinin web hosting hizmeti natro - izgi Bilgisayar Sistemleri Ltd. tarafından sağlanmaktadır.
ocuk Doktoru - ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı - Pediatri Uzmanı - ocuk sağlığı sitesi - ocuk doktorları - Pediatri - Pediatrist - Bebek