Broşürler


Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları-Bilgilendirme Broşürü


KRONİK KAS İSKELET SİSTEMİ HASTALIKLARI

A- İnflamatuar Artritler

Eklemleri tutan iltihabi bir durum olan artrit her yaşta görülebilir. Eklemlerde ağrı, şişlik, tutukluk, yürümede zorluk, topallama ve elleri kullanmada zorluğa neden olabilir. Bel, boyun ve kalça ağrısı da sık görülen belirtileri arasındadır. Çocuklarda ateş ve döküntü de görülebilir.
Artritlerde erken tanı ve tedavi oluşabilecek özürlülüğü önleyebilir.
İlaç tedavisinin yanı sıra egzersiz ve fiziksel aktivitenin korunması da önemlidir. Egzersizler ve ağrının azaltılması, eklem hareketinin korunması ve günlük işlerin kolaylaştırılması için kullanılan cihazlar tedavinin birer parçasıdır.
Günlük egzersizler eklem hareketini korur, kas ve tendonları güçlendirir. Şişmanlığı önlemek ve sağlığını korumak için bir çocuğun günlük en az 30 dakika fiziksel aktiviteye ihtiyacı vardır. Egzersiz programı hastanın ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir. Size en uygun egzersiz programını belirlemek için bir uzmana başvurunuz.
Aile ve arkadaşlar, artritli hastanın en önemli destekleridir.
Ebeveyn olarak artritli çocuğunuzun sağlıklı olması ve mutluluğu sizin sorumluluğunuzdadır. Bunun için;
Çocuğunuzun düzenli olarak doktor kontrolüne gitmesini,
İlaçlarını düzenli kullanmasını,
Kullandığı ilaçların olası yan etkilerinin takip edilmesini,
Çocuğunuzun egzersizlerini yapmasını sağlayınız.
 
B- Juvenil Romatoid Artrit (JRA)-Juvenil İdiopatik Artrit (JİA)

Çocukluk çağında en sık görülen artrit formu juvenil romatoid artrittir. Bu hastalık eklemlerin yanı sıra başka organları da etkileyebilir. Eklem bulguları gün içinde değişim gösterebilir. Eklem tutukluğu ve ağrı bazı günler az, bazı günler ise çocuğun zor hareket etmesine neden olacak düzeyde fazla olabilir.
Juvenil romatoid artritin farklı tipleri vardır. Her tip farklı başlangıç gösterir. Belirti ve bulgularda farklı olabilir.

Juvenil romatoid artrit süreğen bir hastalıktır. Çocuk okuluna devam edebilir ve sosyal aktivitelere katılabilir, ancak eklem hasarı olduğunda bazı düzenlemeler yapılması gerekebilir.
Hastalığın bazı dönemlerinde belirti ve bulgular azalabilir ki bu dönemler yavaşlama dönemi olarak adlandırılır ve süreleri değişken olabilir.

Juvenil romatoid artrit için hızlı ve basit bir çözüm yoktur, ancak hastalığın kontrol altına alınması mümkündür.
a) Tedavisi
Tedavide hedef;
Belirtileri kontrol altına almak,
Eklem hasarını önlemek,
Çocuğun fonksiyonlarını korumaktır.

Tedavi bireye özgü olmalıdır, aile ve çocuk bu tedavi sürecine aktif olarak katılmalıdır.
b) Öneriler
Çocuğunuzun okul dışı aktivitelere katılımını sağlayın,
Artrit hastası olarak yetişkin döneme geçişe hazırlanması için çocuğunuzun sorumluk aldığı aktivitelere katılmasına izin verin,
Egzersizlerini düzenli yapması için ona destek olun,
Çocuğunuz artriti olduğu için kızgın veya üzgün olabilir. Çocuğun hastalığını kabullenmesi ve tedaviye aktif olarak katılımının tedavinin başarısını artıracağı unutulmamalıdır .
Aile artritli çocuğuna hastalığından önceki gibi davranmaya devam etmeli ancak hastalığı nedeniyle özel ihtiyaçlarının olduğunu unutmamalıdır.
Her şeyi onun için yapmaya çalışmak, çocuğun aileye bağımlılığını arttıracaktır.
C- Romatoid Artrit

“İltihaplı romatizma” olarak bilinen Romatoid artrit süreğen ağrı, eklemlerde ve bazı organlarda etkilenim ile karakterize bir hastalıktır. Artritin en sık görülen şeklidir.
Birçok eklemi etkileyebilir, ancak el ve ayaklardaki küçük eklemler daha fazla etkilenir. Romatoid artrit, ağrı ve eklemlerde tutukluğa neden olur. Tutukluk tipik olarak sabahları daha kötüdür. Bunların yanı sıra iştahsızlık, hafif ateş, göz kuruluğu, ağızda kuruluk ve romatoid nodül denilen cilt altı şişlikler görülebilir.
a) Tedavisi
Mevcut tedaviler birçok hastada belirtilerin azaltılması ve fonksiyonların normale yakın düzeyde korunmasını sağlamaktadır.
Tedavide amaç eklem hasarının önlenmesi ve özürlülüğün en aza indirilmesidir. Hastalığı iyi kontrol edilmeyen romatoid artritlilerde kalp hastalığı ve felç riski artmaktadır.
b) Öneriler
Fiziksel olarak aktif olmaya çalışınız. Artritli bireylerin uygun egzersiz programına katılabildikleri ve bu programdan faydalandıkları bilinmektedir.
Hastalığınızın durumuna göre bazen aktivite düzeyinizi azaltmanız gerekebilir. Bu durumda eklem hareketlerini korumak için egzersizler önerilebilir. Egzersizlerin tedavinizin bir parçası olduğunu ve sizin durumunuza uygun bir egzersiz programı uygulamanız gerektiğini unutmayın. Hastalığın alevlendiği dönemlerde mutlaka doktorunuza başvurarak onun önerilerine uyunuz.
İlaçlarınızı düzenli kullanın. Hastalığınızın daha fazla belirtiye neden olduğu dönemlerde ilaç tedavinizde değişiklikler yapılabilir.
Romatoid artritli hastalar depresyon ve umutsuzluk yaşayabilirler, hastalar ve aileleri için bu hastalıkla baş etmek bazen güç olabilir.
Romatoid artrit tedavisinde yaşanan gelişmeler hastalığın kontrol altına alınması için farklı seçenekler sunabilmektedir. İlaçların uygun kullanımı, istirahat ve egzersiz sürelerine uyulması ve hastalığın getirdiği stres ile baş edebilme özürlülüğün azaltılmasında önemlidir.

Artritli birçok hastanın hastalığından kaynaklanan sorunlarına rağmen aktif ve üretken bir yaşam sürdürebildiğini unutmayın.
 
D- Ankilozan Spondilit

Ankilozan spondilit, omurga ve omurga ile kalça eklemini bağlayan eklem olan sakroiliak eklemi tutan romatizmal bir hastalıktır. Göz, akciğer ve kalp kapakçıklarını da tutabilir.
Bel ağrısı, eklemlerde tutukluk, hareket kaybı ve eklemlerde şekil bozukluğuna neden olabilir. Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Tipik olarak ergenlik çağında olanlar ve genç erkekler daha fazla etkilenmektedir. Omurga hareketliliğinde kayıp hastalığın erken belirtilerindendir. Bel omurlarının yanı sıra, omuz, kalça ve ayak eklemlerinde de etkilenme görülebilir.
a) Tedavisi
Erken tanı ve tedavi, ağrı ve özürlülüğü en aza indirebilir. Egzersiz tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Egzersiz tedavisi;
Vücut düzgünlüğünün korunmasına yardımcı olur,
Eklemleri korur,
Solunum egzersizleri akciğer kapasitesini korumaya yardımcı olur.

Ankilozan Spondilit hastalarının önemli bir kısmı aktif ve üretken bir yaşam sürebilirler.
b) Öneriler
Gün boyunca omurganın pozisyonuna özellikle dikkat edin ve doğru pozisyonlar kullanın.
Uzun süreli oturmaktan ya da ayakta durmaktan kaçının
Sigara içiyorsanız bırakın
Egzersizlerin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu unutmayın
Yüzmenin sizin için faydalı bir aktivite olduğunu unutmayın
Proteinden, vitaminlerden ve kalsiyumdan zengin yiyeceklerle beslenin. Ancak kilo almaktan kaçının.
Araba kullanırken emniyet kemeri kullanın ve boynunuzu korumak için arabanızda gerekli değişiklikleri yapın.
Sırtüstü ya da yüzükoyun yatın, dizlerinizi karnınıza çekerek yatmayın.
E- Miyopatiler
Miyopati; enfeksiyon, kalıtsal hastalıklar, elektrolit düzeyi ile ilgili hastalıklar ve tiroid hastalıkları gibi nedenlerle, kasın yapı ve fonksiyonunun bozulmasıdır. Miyopatilerin bazılarında ise kişinin kendi bağışıklık sistemi, kas hasarı ve güçsüzlüğe neden olur.
Miyopati, hastalarda boyun, omuz ve kalça çevresindeki büyük kaslarda kuvvetsizlik oluşturur. Bu, merdiven çıkmada zorluk, sandalyeden kalkmada veya yukarı uzanmada zorlanma şeklinde kendini gösterir. Hastalar kaslarında ağrı hissetmeyebilir. Bazı hastalarda yutma güçlüğü, gıdaların soluk borusuna kaçması (aspirasyon) görülebilir. Solunum güçlüğü ve öksürük diğer yakınmalar arasında sayılabilir. Miyopatilerin zeka düzeyi üzerine etkisi yoktur.
a) Tedavisi
Tedavi miyopatinin türüne göre değişir.
Egzersiz miyopati tedavisinin önemli bir parçasıdır. Miyopatinin tipine ve hastalığın derecesine göre egzersiz programları düzenlenir:
İleri derecede güçsüzlüğü olan ve yatağa bağımlı olan hastalara, bakımı engelleyecek kalıcı hareket kısıtlılığının önlenmesi için eklem hareket açıklığı egzersizleri önerilir.
Güçsüzlüğü orta derecede olan hastalarda kas kuvvetlendirme programına başlamalı ve egzersizler hastanın kaydettiği gelişmelere göre yeniden düzenlenmelidir.
Hafif güçsüzlüğü olan hastalar ise normal aktivitelere katılmaları için desteklenmelidir.

Egzersiz programları her hastaya özel hazırlanmalıdır.
b) Öneriler
Hastaların dengeli beslenmesi, normal vücut ağırlığının korunması önemlidir.
Yutma güçlüğü olan hastalar için gıdalar uygun şekilde hazırlanmalı ve boğulmaları önlemek için yatakta uygun pozisyon verilmelidir.
Solunum güçlüğü olan bazı hastalar için solunum desteği sağlayan cihazlar önerilebilir.
Miyopatilerin bazılarının tedavisinde kullanılan steroidler kemik erimesi gelişmesine neden olabilirler. Bu nedenle koruyucu tedavi başlanmalıdır.
Kalıtsal miyopatili hastalar belirli anestezi ilaçlarına karşı istenmeyen etkiler gösterebilirler.
Bu ilaçlar miyopatinin alevlenmesine ve vücut ısısının aşırı yükselmesine neden olabilir.

An kilozan spondilit, omurga ve omurga ile kalça eklemini bağlayan eklem olan sakroiliak eklemi tutan romatizmal bir hastalıktır. Göz, akciğer ve kalp kapakçıklarını da tutabilir.
Bel ağrısı, eklemlerde tutukluk, hareket kaybı ve eklemlerde şekil bozukluğuna neden olabilir. Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Tipik olarak ergenlik çağında olanlar ve genç erkekler daha fazla etkilenmektedir. Omurga hareketliliğinde kayıp hastalığın erken belirtilerindendir. Bel omurlarının yanı sıra, omuz, kalça ve ayak eklemlerinde de etkilenme görülebilir.
a) Tedavisi
Erken tanı ve tedavi, ağrı ve özürlülüğü en aza indirebilir. Egzersiz tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Egzersiz tedavisi;
Vücut düzgünlüğünün korunmasına yardımcı olur,
Eklemleri korur,
Solunum egzersizleri akciğer kapasitesini korumaya yardımcı olur.

Ankilozan Spondilit hastalarının önemli bir kısmı aktif ve üretken bir yaşam sürebilirler.
b) Öneriler
Gün boyunca omurganın pozisyonuna özellikle dikkat edin ve doğru pozisyonlar kullanın.
Uzun süreli oturmaktan ya da ayakta durmaktan kaçının
Sigara içiyorsanız bırakın
Egzersizlerin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu unutmayın
Yüzmenin sizin için faydalı bir aktivite olduğunu unutmayın
Proteinden, vitaminlerden ve kalsiyumdan zengin yiyeceklerle beslenin. Ancak kilo almaktan kaçının.
Araba kullanırken emniyet kemeri kullanın ve boynunuzu korumak için arabanızda gerekli değişiklikleri yapın.
Sırtüstü ya da yüzükoyun yatın, dizlerinizi karnınıza çekerek yatmayın.
E- Miyopatiler
Miyopati; enfeksiyon, kalıtsal hastalıklar, elektrolit düzeyi ile ilgili hastalıklar ve tiroid hastalıkları gibi nedenlerle, kasın yapı ve fonksiyonunun bozulmasıdır. Miyopatilerin bazılarında ise kişinin kendi bağışıklık sistemi, kas hasarı ve güçsüzlüğe neden olur.
Miyopati, hastalarda boyun, omuz ve kalça çevresindeki büyük kaslarda kuvvetsizlik oluşturur. Bu, merdiven çıkmada zorluk, sandalyeden kalkmada veya yukarı uzanmada zorlanma şeklinde kendini gösterir. Hastalar kaslarında ağrı hissetmeyebilir. Bazı hastalarda yutma güçlüğü, gıdaların soluk borusuna kaçması (aspirasyon) görülebilir. Solunum güçlüğü ve öksürük diğer yakınmalar arasında sayılabilir. Miyopatilerin zeka düzeyi üzerine etkisi yoktur.
a) Tedavisi
Tedavi miyopatinin türüne göre değişir.
Egzersiz miyopati tedavisinin önemli bir parçasıdır. Miyopatinin tipine ve hastalığın derecesine göre egzersiz programları düzenlenir:
İleri derecede güçsüzlüğü olan ve yatağa bağımlı olan hastalara, bakımı engelleyecek kalıcı hareket kısıtlılığının önlenmesi için eklem hareket açıklığı egzersizleri önerilir.
Güçsüzlüğü orta derecede olan hastalarda kas kuvvetlendirme programına başlamalı ve egzersizler hastanın kaydettiği gelişmelere göre yeniden düzenlenmelidir.
Hafif güçsüzlüğü olan hastalar ise normal aktivitelere katılmaları için desteklenmelidir.

Egzersiz programları her hastaya özel hazırlanmalıdır.
b) Öneriler
Hastaların dengeli beslenmesi, normal vücut ağırlığının korunması önemlidir.
Yutma güçlüğü olan hastalar için gıdalar uygun şekilde hazırlanmalı ve boğulmaları önlemek için yatakta uygun pozisyon verilmelidir.
Solunum güçlüğü olan bazı hastalar için solunum desteği sağlayan cihazlar önerilebilir.
Miyopatilerin bazılarının tedavisinde kullanılan steroidler kemik erimesi gelişmesine neden olabilirler. Bu nedenle koruyucu tedavi başlanmalıdır.
Kalıtsal miyopatili hastalar belirli anestezi ilaçlarına karşı istenmeyen etkiler gösterebilirler.
Bu ilaçlar miyopatinin alevlenmesine ve vücut ısısının aşırı yükselmesine neden olabilir.
 
F- Müsküler Distrofiler

Kas erimesi olarak bilinen müsküler distrofi, çocukluk çağında en sık özürlülüğe neden olan hastalıklar arasında serebral palsi ve miyelodisplaziden sonra üçüncü sırada yer alır.
Duchenne müsküler distrofi çocukluk çağı kas hastalıklarının en ağır ve en sık görülen formudur. Hastalık sadece erkek çocuklarda görülür. Genellikle 3 yaşından önce belirti verir. Yürümede isteksizlik, koşma-zıplama güçlüğü ve düşmeler erken belirtiler arasında sayılabilir. Bunların nedeni ise kaslarda oluşan kuvvet kaybıdır. Çocuklar 10-12 yaş civarında yürüme yeteneklerini kaybederler. Omurga eğrilikleri, solunum kaslarının zayıflaması, kalp kasının tutulumu hastalık seyrinde görülen diğer problemlerdir.
Becker müsküler distrofi daha iyi seyirli olan tiptir.Tanı genellikle 5-25 yaş arasında konulur, iskelet kası tutulumu daha hafiftir. Çocuklar tanı koyulduktan 20 yıl sonrasına kadar yürüyebilirler. Kalp kası tutulumu daha belirgindir. Kalp kası tutulumu olmayanlarda beklenen yaşam süresi normaldir.
Müsküler distrofilerde de tedavinin amacı hastanın ailesi ve sosyal çevresi içinde mümkün olan en kaliteli yaşam biçimini sürdürebilmesidir.
a) Tedavisi
İlaçların tedavideki yeri sınırlıdır.
Egzersiz tedavisi kas güçsüzlüğünün derecesine göre hastaya özel planlanmalıdır.
Çevre eklemlerde ve omurgada oluşabilecek şekil bozukluklarını önlemek, mümkün olan en uzun süre hareketliliği korumak amacı ile cihazlar önerilebilir.
Solunum kapasitesini devam ettirebilmek için erken dönemden itibaren tedaviye başlanmalıdır.
Azalan hareketlilik enerji tüketimini azaltır ve kilo alımını kolaylaştırır. Uygun diyet ve egzersiz planlanarak kilo alımı ile mücadele edilmelidir.
Tüm tedavi seçeneklerinin uygulanmasına rağmen hastaların bir kısmı hareket yeteneklerini kaybedebilir, yatağa bağımlı hale gelebilir.
Hastalığın doğal seyri içinde çocuk bütün aktivitelerde giderek bağımlı hale geleceğinden aile için oldukça zor bir hastalıktır. Bu nedenle mümkün olan tüm kaynaklardan hastalık hakkında bilgi edinilmeli, olumsuz düşünülmemeli, çocuğun ve ailenin yaşam kalitesi artırılmaya çalışılmalıdır.
b) Öneriler
Çocuğunuzun hastalığı ile yaşamasını kolaylaştırmak için;
Hastalığı konusunda sorduğu soruları anlayabileceği bir dille yanıtlayın.
Çocuğunuza daima ve öncelikle bir birey olduğunu ve hastalığının hayatının yalnızca bir yönü olduğunu hissettirin.
İstediği şeyleri yapabileceğinin altını çizin ve bunları yapmak için farklı yollar bulmasına izin verin, çocukların çok yaratıcı olabileceğini unutmayın.
Aşırı korumacı olmayın, bağımsızlaşması için ona yardımcı olun.
Aktivitelerde çocuğunuzun da yer almasını sağlayın.
 
G- Osteoporoz ( Kemik Erimesi)

Osteoporoz kemiklerin kütlesinde azalmaya, kemik kalitesinin bozulmasına yol açan ve en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. Kemiklerdeki kütle azalması ve kalite bozulması kemiğin kolaylıkla kırılabilmesine neden olmaktadır.
Büyüme esnasında kemik birikimi için yeterli kalsiyum alınmalı, normal östrojen salgılanmalı ve yeterli vücut ağırlığı olmalıdır.
a) Risk faktörleri
Kimlerin bu hastalığa yakalanacağı önceden öngörülememektedir. Ancak hastalığa yakalanma riski aşağıdaki durumlarda artmaktadır:
45 yaşın altında menopoza girme (doğal olarak ya da ameliyat sonrası),
Kadın olmak,
İleri yaş,
Ufak tefek zayıf yapıda ve beyaz tenli olma,
Ailede osteoporoz sonucu oluşmuş kırık öyküsü (Özellikle annede kalça kırığı),
Daha önce kırık geçirmiş olmak (Ön kol kırığı gibi),
İltihaplı eklem hastalığı ya da astım varlığı,
Kemik yıkımını hızlandıran ilaçların kullanımı (kortizon,guatr ilaçları,sara ilaçları, heparin vb),
Yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı,
Sigara içme, alkol kullanımı, fazla kahve tüketimi,
Aşırı tuz, protein alımı,
Düzenli egzersiz yapma alışkanlığının olmayışı,
Erkeklerde düşük testosteron düzeyi,
Uzun süreli yatak istirahatı,
Kronik böbrek yetmezliği,
Besin emilimini bozan mide bağırsak sorunları,
Tiroid hormonunun fazla salgılanması,
Paratiroid hormonunun fazla salgılanması.

Yukarıdaki faktörlerden bir ya da birden fazlası sizde var ise osteoporoza yakalanma ve kırık riskinizin olacağını unutmayın.
Osteoporozdan korunmanın başlıca yöntemi; büyüme çağında olabildiğince güçlü ve sağlam kemik yapısı oluşturmak ve sonraki yaşlarda kaybı engellemektir.
b) Öneriler
Aldığınız kalsiyum miktarını arttırın.
Sigara içmekten kaçının.
Alkol kullanımından kaçının.
Aşırı miktarda kahve tüketmeyin.
Hayvansal proteinden zengin gıdaları aşırı tüketmeyin.
Egzersiz yapın ve yaşam boyu aktif kalın.
Öne eğilerek yapılan hareketler omurga kemiklerinde kırılmaya neden olabileceğinden egzersiz sırasında bu hareketlerden kaçınılmalı ve düzgün bir duruş sağlayan sırt kaslarının kuvvetlendirilmesine çalışılmalıdır. Kemiklere yük bindiren; yani vücut ağırlığını kemiklerimize taşıtarak ayakta yaptığımız egzersizler kemiklerimizi uyararak güçlenmesine yardımcı olur.
c) Osteoporoz tanısının konulması
Kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü osteoporoz riski yüksek olan hastalarda yılda bir kez, düşük olan hastalarda 2-5 yılda bir tekrarlanır. Tedavi alanlarda yanıtı değerlendirmek içinde yılda bir kez tekrarlanabilir. Bir yıldan daha kısa aralıklarla yapılmasının yararı yoktur. Kemik ölçümleri hızlı, kolay yapılabilen testlerdir. Son zamanlarda daha ucuz ve basit olan ultrasonografi gibi kemik ölçüm yöntemleri de kemik tarama çalışmalarında kullanılmaktadır.
d) Tedavisi


Tüm hastalıklarda olduğu gibi osteoporozda da hastalıktan korunmak öncelikli amaç olmalıdır. Osteoporoz günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Osteoporoz tedavisinin en önemli amacı kırıkların azaltılmasıdır.
Osteoporoz tedavisinde ilaç ve ilaç dışı tedaviler söz konusudur.
İlaç dışı yaklaşımlar kapsamında:
Uygun beslenme programının bir beslenme uzmanı tarafından planlanması,
Kemik sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek gıda, alışkanlıklar ve ilaçlardan uzak durma,
Fiziksel aktivitenin desteklenmesi (yaşa göre egzersiz,
Düşmelerin önlenmesi aileye ev içi kazaları önleyecek düzenlemeler önerilebilir,
Mimari engellerin giderilmesi,
Düşmeler sonucu kalça kemiği kırıklarına sık rastlanmaktadır. Bu amaçla bu bölgeye koruyucu pedler konulması,
Hastaların osteoporoz konusunda bilinçlendirilmesi,
Ani ve uzun süreli ağrının tedavisi önem taşımaktadır.

Üye Ol

Ziyaretçilerimiz

www.pediatriportali.com sitesinin web hosting hizmeti natro - izgi Bilgisayar Sistemleri Ltd. tarafından sağlanmaktadır.
ocuk Doktoru - ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı - Pediatri Uzmanı - ocuk sağlığı sitesi - ocuk doktorları - Pediatri - Pediatrist - Bebek