Broşürler


Nörolojik Hastalıklar-Bilgilendirme Broşürü


KRONİK NÖROLOJİK HASTALIKLAR

Süreğen nörolojik hastalıklar, sinir sisteminde devamlılık gösteren hastalıklardır, çocuklarda ve yetişkinlerde görülen süreğen nörolojik hastalıklar olarak ikiye ayrılmaktadır.
A- Çocuklarda Görülen Süreğen Nörolojik Hastalıklar
 
1- Epilepsi
Epilepsi (halk adıyla sara), yenileyen nöbetler ile karakterize, sıklıkla geçici bilinç kayıplarına neden olan bir durumdur. Ancak bu geçici bilinç kaybı her zaman oluşmaz.
Nöbetler çok farklı şekilde ortaya çıkabilirler. Bazı nöbetlerden önce bir korku hissi olabilen olağan dışı bir algılama yaşanırken, bazı nöbetler ise kişi yere düşebilir veya ağzı köpürebilir. Bazen de boşluk nöbetleri dediğimiz kişinin gözünü bir noktaya dikmesi veya donuklaşması gibi durumlar ortaya çıkar. Epilepsi, ruh ya da akıl hastalığı değildir ve bazı nadir durumlar dışında zeka geriliğine yol açmaz.
a) Epilepsinin nedenleri
Tümörler, geçirilen beyin ameliyatları, doğuştan olan bozukluklar, doğum sonrası beyin iltihabı, ateşe bağlı istem dışı kasılmalar, vücudu etkileyen enfeksiyonlar, B6 vitamin eksikliği, beslenme gibi nedenlerden meydana gelebilir.
b) Tedavisi
Epilepsi kompleks bir hastalık olduğundan doğru tedavi çok önemlidir. Bu bakımdan hastaların nörologa başvurmaları gerekmektedir.
Tedavi genelde başlangıçta antiepileptik ilaç ile yapılır. Antiepileptik ilacın yeterli olmadığı durumlarda ve epileptik odağın ameliyata uygun olduğu durumlarda beyin cerrahisine başvurulur. Ayrıca kişiye ve ailesine danışmanlık hizmeti verilmesi faydalı olacaktır.
c) Öneriler
Çocuğunuzda bir ya da birkaç kez bayılma, morarma, sıçrama, çırpınma, anlamsız bakma, dalma veya size olağan dışı gelen benzeri bir rahatsızlık fark ettiğiniz anda doktora başvurunuz.
Konu hakkında doğru bilginiz ne kadar fazla olursa çocuğunuza yardım etme imkanınızın o kadar artacağını unutmayın.
Tedavinin en önemli kısmını ailenin oluşturduğunu aklınızdan çıkarmayın. Doktorunuz epilepsi teşhisini kesin bazı deliller olmadan koymaz. Uzun süreli en az 4-5 yıllık, belki de ömür boyu sürecek ciddi ve zahmetli bir tedaviyi gerektirdiğinden teşhisi koyarken çok dikkatli davranmalıdır. Bu aşamada doktor aile işbirliğinin çok büyük önemi vardır.
Bayılma şeklinde nöbet geçirmekte olan çocuğunuza yapılacak şey onu zararlardan korumak ile sınırlıdır. Sakin olun, çocuğun yanından ayrılmayın, yardım gerekiyorsa bir başkasını bu işe görevlendirin. Çocuğu yere yatırın, etrafındaki sivri maddeleri ortadan kaldırın. Çocuğu yan yatırıp tükürüğünün dışarı akması ve daha rahat nefes alıp vermesi için başını hafif yana arkaya eğin. Elbiselerini gevşetin, şayet takıyorsa gözlüklerini çıkartın, hastanın dilini ısırmasını engellemek amacıyla elle veya bir cisimle çeneyi açmaya çalışmayın, ağzına hiçbir şey koymayın. Ağzındaki yiyeceklerin çıkartılması yararlı olur. Üzerine su dökmeyin, zorla nefes aldırmaya çalışmayın, çocuğu sallayarak ya da yüzüne vurarak, bazı maddeler koklatarak uyandırmaya çalışmayın. Nöbet esnasında ilaç vermeye çalışmayın, doktorunuzun önerileri dışında kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapmayın.
Unutulmamalıdır ki tehlikeli görünümüne rağmen epilepsi nöbeti öldürücü değildir.
 
2- Serebral Palsi (SP)

Halk arasında “beyin özürlü” ya da “spastik çocuklar” olarak bilinen SP doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrası bebeğin beyninde meydana gelen hasar sonucu oluşan, çocukta hareket bozukluklarının yanı sıra zihinsel gerilik, havale, görme, işitme, konuşma, algılama ve davranış bozukluklarına neden olabilen bir durumdur .
SP ilerleyici değildir, ancak çocuk sinir sistemindeki bir hasar ile gelişmek zorunda olduğu için belirtiler yaşantısıyla beraber değişiklik gösterir.

Bu nedenle erken tanı, hastalık kalıcı şekil bozukluklarına neden olmadan tedaviye başlanması açısından büyük önem taşır.
a) Nedenleri
Doğum öncesi nedenler: Anne baba arasında akrabalık, kan uyuşmazlığı, annenin hamileliği sırasında özellikle ilk 3 ayda geçirdiği enfeksiyöz hastalıklar (kızamıkcık, suçiçeği gibi), aldığı bazı ilaçlar veya geçirdiği kazalar.
Doğum sırasındaki nedenler: Erken veya zor doğum, doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması, anneye verilen narkoz.
Doğum sonrasındaki nedenler: Beyni etkileyen düşmeler, kazalar, ateşli hastalıklar, zehirlenmeler, tümörler.
b) Belirtileri
Beyindeki hasarın yeri ve şiddetine göre kaslarda aşırı kasılma veya gevşeklik gözlenebilir. SP’de erken belirtiler aylara göre şöyle özetlenebilir:
1 aylık bebekteki belirtiler;
Devamlı sessiz ve uyuşuk olması,
Emme bozukluğu,
Israrlı kusma,
Etraftan gelen uyarılara cevap vermeme,
Havalelerin olması.
3 aylık bebekteki belirtiler;
Sırtüstü, baş ve topuklar üzerinde yay gibi sert bir şekilde durma,
Normalde gülmeye başlayan yüz ifadesinin yokluğu.
4 aylık bebekteki belirtiler;
Baş kontrolünün olmaması,
Parmakların bükülü durması,
Gözlerde şaşılık.
8 aylık bebekteki belirtiler;
Dönme ve oturma aktivitelerinin olmaması,
Ellerini yeterli kullanamaması,
Tekme atarken iki bacağını birden düzleştirmesi,
Uzun oturma pozisyonunda bacakların ayrılmaması, çapraz durması.
10 aylık bebekteki belirtiler;:
Emeklemenin olmaması veya emeklerken iki ayağını birden çekerek sıçraması,
Tutunarak ayağa kalkmada bozukluk,
İsmi ile çağrılınca tepki göstermemesi,
Ağızdan fazla miktarda salya akması,
Verilen yiyeceği almaması veya ağzına götürmemesi.
1 yaşındaki bebekteki belirtiler;:
Tutunarak yürüyememesi,
Parmak ucunda ya da bacaklarını çaprazlayarak yürümesi.

Eğer çocuğunuzda bu tür belirtiler varsa en kısa sürede doktora başvurunuz.
c) Tedavisi
Serebral Palsi’li bir çocuğun oturma, yürüme gibi hareketlerinde bağımsızlığa ulaşabilmesi için rehabilitasyona ihtiyaç vardır.
Serebral Palsi’de çok değişik sorunlar görüldüğü için tedavi yöntemleri de farklılık göstermektedir.
Serebral Palsi’de tedavi 3 grupta incelenir:
İlaç Tedavisi: Hastalığı ilaçla tedavi etmek olanaksızdır. Sadece kasılmaları bir miktar azaltmak veya havaleleri kontrol altına alabilmek için ilaçlar verilebilir.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Rehabilitasyonun amacı; çocuğun kollarını ve bacaklarını normale yakın kullanabilmesini sağlamak, uygun cihazlar ile ayakta durması veya yürümesini sağlayarak bağımsızlığını artırmaya çalışmak, anlaşılabilir konuşmayı öğretmek ve çocuğa olanaklar içinde normale yakın görünüm kazandırmaktır.
Cerrahi Tedavi: Sinirlere, kaslara veya kemiklere yönelik olabilir. Cerrahinin etkisinin sınırlı olduğu ve her hastaya uygulanamayacağı, bazı durumlarda cerrahinin faydadan çok zarar getireceği unutulmamalıdır. Cerrahi tedavi uygulanan çocuklarda mümkün olan en kısa sürede hareketliliğin kazandırılması önemlidir.
d) Öneriler
Her hastalıkta olduğu gibi SP’de de korunma prensipleri bilinmelidir, Koruyucu önlemler doğum öncesinde, doğum sırasında veya doğumdan hemen sonra alınmalıdır.

Tedavide en önemli rolü aile üstlenir. Bu nedenle aileler en erken devreden itibaren tedavi sürecinde yer almalı ve bu konuda çalışan sağlık ekibi ile işbirliğinde olmalıdırlar.
 
3- Spina Bifida

Doğuştan anomalilerin en sık görülen tipi olan Spina Bifida’da çocuklar genellikle sırtlarında içi boş (meningosel) ya da sinirlerle dolu olan (meningomiyolosel) keselerle doğabilirler.
a) Nedenleri
Hastalığın nedenlerinde genetik ve çevresel faktörlerin rolü olduğuna inanılır. Ailede aynı hastalığın olması ve anne babanın geç yaşlarda çocuk sahibi olması en büyük risk faktörüdür. Eğer ilk çocuk spina bifidalı doğmuş ise risk artar, çocuk sayısı artıkça risk yükselir .
b) Belirtileri nelerdir?
Çocuğun sırtında bir keseyle doğması,
Kas zayıflığı,
Doğuştan ayak, diz, kalça ve omurgada meydana gelebilecek şekil bozuklukları,
Deride his kusuru,
İdrar ve gaita kontrolünün olmaması,
Kafatasının normalden daha büyük olması,
Kan dolaşımının bozulması ve his kusuru nedeniyle deride açık yaralar,
Hareket güçlüğünden dolayı çevreye ilginin azalması.
c)Tedavi ve Öneriler
Eğer çocuk sırtında kese ile doğmuş ise ve/veya kafatasında normalden fazla büyüme varsa en kısa zamanda uygun cerrahi yöntem uygulanmalıdır.
Fizik tedavi yaklaşımları ile kas kuvvetinin artırılması, eklemde oluşabilecek bozulmaların önlenmesi ile çocuğun bağımsızlığının artırılması, çocuk ve ailenin yaşam kalitesinin artırılması, cihaz yaklaşımları ve yürümeye yardımcı araçların kullanılması ile ayakta durma ve yürümenin sağlanması amaçlanır. Bağırsak ve mesane problemlerinin tedavisinin üzerinde de özellikle durulmaktadır.
Tedavi sürecine ailenin katılımı büyük önem taşır.
4-Doğumsal Brakial Pleksus Yaralanmaları

Doğum sırasında Brakial Pleksus denilen omuzda koltuk altından geçen sinir grubunun zedelenmesine Doğumsal Brakial Pleksus yaralanması denir.
a) Nedenleri
Brakial Pleksus, makat (ters) gelişli doğumlarda gövdenin ve boynun yana aşırı eğilmesi ile, baştan gelen doğumlarda ise dışarı çıkış sırasında başın ve boynun aşırı yana eğilmesi ile sinirlere uygulanan germe sonrası oluşabildiği gibi, doğum ağırlığı büyük, annenin kalçasına göre iri ve kafası büyük bebeklerde de oluşabilir.
b) Belirtileri
Bebeğin her iki kolunu eşit hareket ettirememesi,
Etkilenen kolda renk değişikliği ve şişlik,
Kıyafetlerini giydirirken etkilenen kolun giydirilmesinde zorluk,
Yıkama sırasında etkilenen kol kaslarında hissedilen yumuşaklık,
Kucağa alınırken bebeğin etkilenen kolunun kayması, tespit etmede zorluk,
Etkilenen elin yumruk yapılamaması, parmak uzatılınca kavranmaması,
Köprücük kemiği üzerinde tek taraflı şişlik,
Daha büyük bebeklerdeki belirtiler (1 ay ve sonrası),
Elin ağza götürülememesi,
Cisim ve oyuncakların hep tek elle kavranması,
Yüzükoyun yatırıldığında etkilenen kolunu dışarıya çıkaramaması,
Oturma dengesinin geç gelişmesi ve bebeğin etkilenen kol tarafına düşme eğilimi.
c) Tedavi ve Öneriler

Doğum sırasında oluşan ve kolun fonksiyonlarını etkileyerek çocuğun ilerde kolunu kullanamaması ve diğer hareketlerde bozukluk yaratan brakial pleksus yaralanmasında erken teşhis, uygun cerrahi müdahale, erken rehabilitasyon ve aile eğitimi çok önemlidir.
Brakial Pleksus Yaralanmasının tedavisi için bazen sadece fizyoterapi yeterli iken bazen de cerrahi ve fizyoterapi beraber gerekebilir. Ameliyat gerekip gerekmediğine ileri tetkiklerle (Elektrofizyolojik inceleme ve Magnetik Rezonans inceleme) karar verilir. Cerrahi girişim yapılsa da yapılmasa da fizyoterapi uygulamaları çok önemlidir. Cerrahi yapılacak vakalarda ekip çalışması çok önemlidir .
Brakial Pleksus Yaralanmasında iyileşme en fazla 1-18 aylık dönemde görülür, bununla birlikte iyileşme; sinir zedelenmesinin tipine, şiddetine, erken ve uygun cerrahi girişime, erken başlanan rehabilitasyona, ekip çalışmasına, ailenin aktif olarak rehabilitasyona katılmasına bağlıdır.

Üye Ol

Ziyaretçilerimiz

www.pediatriportali.com sitesinin web hosting hizmeti natro - izgi Bilgisayar Sistemleri Ltd. tarafından sağlanmaktadır.
ocuk Doktoru - ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı - Pediatri Uzmanı - ocuk sağlığı sitesi - ocuk doktorları - Pediatri - Pediatrist - Bebek