Broşürler


Solunum Hastalıkları-Bilgilendirme Broşürü


KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARI
 
KİSTİK FİBROZ

Kistik fibroz, kalıtsal (ailevi geçiş gösteren) bir hastalıktır. Doğumdan itibaren birden çok organı etkileyerek bu organlarda fonksiyon bozukluklarına yol açar. Kistik fibroziste etkilenen organlar; akciğer, pankreas, bağırsak, ter bezleri gibi dış salgı bezlerinin en çok bulunduğu organlardır. Normalde dış salgı bezlerinin ince ve akışkan salgısı vardır. Bu salgılar ile akciğerlerin temiz ve sağlam kalması sağlanır, yabancı cisimler, mikroplar ve aşırı balgamlar bu akıcı salgı ile atılabilirler. Kistik fibrozisli hastalarda ise bu salgılar sertleşir ve akıcı özelliğini kaybederler.
a) Nedenleri
Anne ve babası bu hastalığı taşıyan bir bebekte hastalığın ortaya çıkması için hem anne hem de babanın hasta geni bir araya gelmelidir. Çocuk doğumdan itibaren hastadır. Hastanın öksürüğü ile yakın temas ve hasta ile birlikte olmanın sakıncası yoktur.
Hastalık bulaşıcı değildir. Hastalık anne karnında anne ve babadan gelecek genlerle kazanılır. Doğumdan sonra kazanılmaz.
b)Belirtileri
Akciğer ile ilgili olanlar:
Sık ve uzun süreli öksürük,
Fazla miktarda balgam,
Sık tekrarlayan hırıltılı solunum,
Zatürre ve bronşit gibi sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları,
Nefes alıp vermede zorlanma,
Oynamakla erken yorulma, nefes daralması,
Düzelmeyen sinüzit.
Mide ve bağırsakla ilgili olanlar:
Yenidoğan bebeğin kakasını katı ve bağırsaklara yapışık olması nedeniyle çıkaramaması,
Kaka ile yağların fazla miktarda atılmasına bağlı olarak sık, kötü kokulu, fazla miktarda olması,
Bağırsakların gazla şişmesine bağlı karın ağrısı ve karında rahatsızlığın olması,
Besinlerin yeteri kadar emilememesi,
Yağların yeterince emilememesine bağlı olarak fazla gaz ve karın şişliği oluşması,
Hastaların iştahları iyi olmasına rağmen iyi kilo alamaması, kilo kaybetmesi.,
Besinlerin iyi sindirilememesi ve salgıların katı olması nedeniyle ileri yaşlarda da bağırsak tıkanmaları olması.

c) Tedavi

Kistik fibrosisli hastalarda balgam yapışkan olup, akışkanlığı önemli ölçüde azalmıştır. Bu salgılar tarafından tutulan toz ve mikroplar salgıların yapışkan olması nedeniyle hücreler tarafından kolaylıkla temizlenemezler. Atılamayan balgam küçük havayollarında tıkaçlar oluşturur. Solunum yollarında kalan mikroplar çoğalarak akciğerde enfeksiyon oluşturur.

Kistik fibrosisli hastalarda en önemli sorunlar solunum sistemi ile yani akciğerlerle ilgili sorunlardır. Fizyoterapi ile balgamın solunum yollarından temizlenmesi, enfeksiyonları önleyerek akciğerlerdeki hasarın oluşmasını engeller ve geciktirir.
1- Günlük fizyoterapi programı: Kistik fibrozisli hastaların aileleri göğüs fizyoterapisini günlük olağan programlı işleri arasına koymalıdır. Tercihen ailede fizyoterapiyi birden fazla kişinin uygulaması gerekir. Fizyoterapi programları değişik tedavi şekillerinden oluşur. Perküsyon (göğüse vurma), öksürme, egzersiz yapma bu tedavi şekillerindendir.
2- Enfeksiyonların Tedavisi: Göğüs fizyoterapisi ile birlikte antibiyotik tedavisi gerekmektedir. Aile enfeksiyon belirtilerini yakından takip etmeli ve tedavi eden doktor ile iletişim kurmalıdır. Bekleme, enfeksiyonun ilerlemesine, tedavinin güçleşmesine ve akciğerdeki hasarın artmasına yol açar.
d) Öneriler
Enfeksiyonlardan kaçınılmalı ve önlem alınmalıdır.
Enfeksiyon durumunda erken dönemde tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.
Çocuğun çevresinde ve aynı evde sigara içilmemelidir.
Çocuğun ve ailenin temizliğine dikkat edilmelidir.
Gerekli ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.
Yüksek kalorili ve yüksek proteinli diyet yapılmalıdır.
Bu çocukların yeterli vitamin almaları ve mamalarına tuz ilave edilmesi gerekebilir. Bu konuda doktorunuz ve beslenme uzmanınızdan gerekli yardımı alınız.
 
ASTIM
 
Astım akciğerlerde meydana gelen devamlılık gösteren bir rahatsızlık olup, iki farklı boyutu vardır:
1) Daralma: Akciğerlerdeki hava yollarının etrafındaki kaslar beraberce kasılır veya daralır. Bu daralma genel olarak akciğerlerin nefes alıp vermesini zorlaştırabilir.
2) İltihaplanma: Astım hastalarında, akciğerlerde bulunan hava yolları genelde şişmiş ve rahatsızdır. Nöbet başladığı zaman daha da şişer ve rahatsızlanır. Doktor bu şişme ve rahatsızlıktan "iltihaplanma" olarak bahsedebilir. İltihaplanma, ciğerlere alıp verebilen hava miktarında azalmaya sebep olabilir.
a) Belirtileri
Akciğerlerdeki havayollarında daralma ve iltihaplanma;
Hırıltılı solunum,
Öksürük,

Nefes darlığı gibi semptomlara yol açabilir.
b) Tedavi

Göğüs hastalıkları uzmanları hastanın durumunu göz önüne alarak gerekli tedaviyi önerecektir. Düzenli izleme, tetikleyici faktörlerin anlaşılması ve doktorunuzla iletişim kurma, astımın kontrol altına alınmasını sağlayacak ve sağlıklı nefes almanıza yardımcı olacaktır.
Astım tedavisinde kullanılan ilaçların iki türü vardır:
Tüm hastalarda yakınmalar başladığı anda hemen alınacak şikayet giderici (rahatlatıcı) ilaçlar (kısa ve uzun etkili bronkodilatörler).

Hastaların çoğunda gerekli olan, yeni krizlerin gelmesini önleyen havayolları çevresindeki iltihabı tedavi eden koruyucu ilaçlar (anti-enflamatuarlar).

Fizyoterapistinizin kontrolü altında, yavaş yavaş başlayarak 30 dakikaya ulaşan sürelerle egzersiz yapmaya çalışın. Bu, evinizin çevresinde bir yürüyüş veya havuzda biraz yüzmek kadar basit bir egzersiz olabilir.
c) Öneriler
Astım belirtilerinizin alevlenmesine yol açan birtakım tetikleyiciler vardır. Bunların arasında alerjiler, enfeksiyonlar ve eviniz veya ofisinizde maruz kalabileceğiniz kuvvetli koku veya buharlar olabilir. Herhangi bir tetikleyiciye maruz kalıp tepki verdiğiniz zaman, hava yollarınız diğer tetikleyicilere karşı daha da hassaslaşır. Belirtileriniz kuvvetli olmadığı zamanlarda bile hava yollarınız iltihaplı kalabilir.

Bu sayede, çok daha az astım semptomu veya nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.
Sigara
Evinizde ve etrafınızda sigara içilmesine izin vermeyin, bilhassa yatak odası ve arabanızda.
Duman altı alanlardan uzak durun.
Toz Böcekleri
Toz böcekleri, kumaş ve halılarda yaşayan, gözle görülmeyen hayvancıklardır.
Yatak ve yastığınızı toz geçirmeyen özel bir kılıfla kaplayın.
En az 5 yılda bir eski yastıklarınızı yenileri ile değiştirin.
Yatağınızdaki çarşaf ve yorganları her hafta sıcak suda yıkayın. Suyun ısısı 55 dereceden yüksek olmalıdır (ev tozları bu ısıda ölür).
Yatağınızın tozlanmaması için, gündüzleri tüm yatağı kaplayan bir yatak örtüsü serin. Gece örtüyü başka bir odaya koyun.
Ev Hayvanları
Bazı insanlar tüylü hayvanların derilerinden dökülen maddeler veya kurumuş tükürüğe karşı alerjik olabilmektedir. Eğer sizin için de durum böyle ise;
Hayvanınız varsa ona yeni bir ev bulun veya baştan evinize sokmayın. Bunu yapmak çok zor olabilir. Ama hayvanlara alerjiniz varsa, astımınızı kontrol altına almanın en iyi yolu bu olacaktır.
Evinizde hayvan bulunmasına engel olamıyorsanız hiç olmazsa yatak odanıza sokmayın ve yatak odasının kapısını sürekli kapalı tutun.
Yatak odanızdaki klima mazgallarına filtre taktırmayı deneyin.
Evinizdeki halıları ve varsa mobilyaların üzerine attığınız kumaşları kaldırın. Bu mümkün değilse, hayvanı evde bunların olduğu odalara sokmayın.
Hamamböcekleri
Astımı olan birçok kişi hamam böceklerinin kuru döküntü ve dışkılarına alerjiktir.
Yatak odanızda yiyecek bulundurmayın.
Yiyecek ve çöpü kapalı kutularda bulundurun (gıda maddelerini asla dışarıda bırakmayın).
Tuzaklar ve ilaçlar ile hamamböceklerini yok edin.
Hamam böceklerini öldürmek için sprey kullanıyorsanız, koku geçene kadar o odaya girmeyin.
Ev Küfü
Damlayan musluk, boru ve diğer su kaynaklarını onarın.
Küflü yüzeyleri çamaşır suyu içeren bir temizlik maddesi ile silin.
Küflenmiş banyo perdelerini yıkayın veya yenileyin.
Duman, Kuvvetli Kokular ve Spreyler
Mümkünse odunlu soba, kerosenli ısıtıcı kullanmayın ve şömine yakmayın.
Parfüm, talk pudrası, saç spreyi ve boya gibi kuvvetli koku ve spreylerden uzak durmaya çalışın.
Polen veya Açık Hava Küfleri
Alerji mevsimi süresince aşağıdakileri yapmaya çalışın:
Pencereleri kapalı tutun.
Mümkünse, öğlen ve öğleden sonra saatlerinde evde kalın ve pencereleri kapalı tutun. Polen ve bazı küf tipleri bu saatlerde çok yoğundur.
Hava kirliliği ve polen düzeylerinin (polene alerjiniz varsa) yüksek olduğu zamanlarda açık havada çalışmayın veya başka bir aktivitede bulunmayın

Egzersiz, spor, oyun veya yoğun çalışma gibi aktivitelerde bulunurken astım semptomları yaşıyorsanız doktorunuzla görüşün.
Egzersiz yapmaya başlamadan önce semptomları önlemek amacıyla herhangi bir ilaç alma konusunda doktorunuza danışın.
Soğuk Algınlığı ve Enfeksiyonlar
Soğuk algınlığı ve enfeksiyonlar astımınızı tetikliyorsa, kendinizi hasta hissettiğiniz zamanlarda nasıl bir tedavi planı uygulamanız gerektiği konusunda doktorunuz ile görüşün. Ayrıca aşağıdakileri deneyebilirisiniz:
Grip aşısı olun.
Bol bol dinlenin, dengeli beslenin, düzenli olarak egzersiz yapın, bol sıvı tüketin ve soğuk algınlığı olanlardan uzak durarak sağlıklı kalmaya çalışın.
Hava
Soğuk ve rüzgarlı günlerde ağız ve burnunuzu bir atkıyla kapatın.
Polen ve küf alerjiniz varsa, polen ve küf düzeylerinin yüksek olduğu günlerde sokağa çıkmamaya çalışın (hava raporlarını takip edin).

Üye Ol

Ziyaretçilerimiz

www.pediatriportali.com sitesinin web hosting hizmeti natro - izgi Bilgisayar Sistemleri Ltd. tarafından sağlanmaktadır.
ocuk Doktoru - ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı - Pediatri Uzmanı - ocuk sağlığı sitesi - ocuk doktorları - Pediatri - Pediatrist - Bebek