Broşürler


Migren-2


ÇOCUKLUK ÇAĞI MİGRENİ

 

Migren, arada semptomsuz dönemlerin olduğu rekürren baş ağrısı ile beraber aşağıda sıralanan semptom veya bulguların en az 3’ünün bulunduğu bir durum olarak belirtilmiştir: Karın ağrısı, kusma veya bulantı, zonklayıcı baş ağrısı, baş ağrısı ile ilişkili aura (görsel, duysal, motor), uyku sonrası iyileşme, ve pozitif aile öyküsü. Pediatrik populasyonda en sık ve en önemli başağrısı tipidir. Migrenli okul çağı çocuklarında sıklıkla boyun-omuz ağrısı, sırt ağrısı ve kulak ağrısı migreni olmayan çocuklara oranla daha fazla gözükmektedir. Migren ağrılarının çoğu şiddetli değildir ve bu ağrıların çoğu konservatif yöntemler kullanılarak tedavi edilebilirler. Migreni olduğu bildirilen en küçük çocuk 1 yaşındadır. 7-15 yaş arasında yapılan isveçil bir çalışmda migrenin insidansının %4 olduğu bulunmuştur. Adolesan dönemde kızların daha çok migreni olduğu, 10 yaşından küçük çocuklarda ise daha sık migren başağrısı çektiği belirlenmiştir. Baş ağrılarının yarısından fazlası 10 yaşından sonra Spontan remisyona girmektedir. Erişkinlerde ise, erkeklerin %5-10’u kadınların ise %15-20’sinin migreni olduğu belirlenmiştir. Migren baş ağrılarının nedeni bilinmemektedir. Fakat kalıtımsal olarak geçen vazomotor instabilitenin en önemli neden olduğu görülmektedir. Hormonal değişiklikler, gıda alerjileri, yüksek başarı ve stresle karakterize kişilik tipleri, parlak flaş ışıklar, aşırı ses gibi faktörlerde baş ağrısının başlamasında önemlidir. Vücutta yüksek oranda dolaşan serotonin ve bir vazodilatatör peptid olan substans P’nin ekstrakranyel ve intrakranyel damarlara direk olarak etki edebilir.

Migren; genel migren, klasik migren, migren vairantları, küme baş ağrıları, ve komplike migren olarak alt sınıflara ayrılır.

Genel Migren

Bu migren tipinda aura görülmez ve çocukluk çağında görülen en sık migrendir. Baş ağrısı zonklayıcı karakterdedir. Başlangıçta unilateral olarak başlayan ağrı ya iki tarafa da yayılır veya tek taraflı olarak devam eder. Genelde bifrontal veya temporal bölgelerde gözlenir. Çocuklarda hemikranyel olmayabilir ve erişkinlerle karşılaştırıldığında daha az bir şiddette görünür. Baş ağrısı genellikle 1-3 saat boyunca sürer fakat 24 saat sürdüğü de olur. Ağrı günlük aktiviteleri kısıtlayabilir çünkü fiziksel aktiviteler ağrıyı şiddetlendirebilir. Çocukluk çağı migreninin önemli bir özelliği ise şiddetli bulanma ve kusmadır: Ki bu belirtiler ağrının kendisinden daha çok sıkıntı verebilirler. Kusma, karın ağrısı, ateş gibi belirtilerle beraber de bulunabilir ve akut apendisit, ve sistemik enfeksiyon gibi tanılar primer tanı ile karışıklık oluşturabilir. Ek belirtiler arasında aşırı solukluk, ışıktan korunma (fotofobi), fonofobi, osmofobi (kokulardan kaçınma), ve el ve ayakların parestezileri gibi bulgularda gözlenebilir. Genel migreni olan çocukların %90’ında anne tarafında da migren öyküsü bulunur. Bundan dolayı, eğer anne tarafında migren öyküsü yoksa genel migren tanısı konurken dikkatli olunmalıdır. Perimenstrual veya periovulatuar dönemde ağrıların sıklaşması, ağır egzersizden sonra ağrının yavaş yavaş ortaya çıkması, uyku ile geçme, hipersomni (aşırı uyku), mide kazınması, acıkma, irritabilite gibi sterotipik prodromların olması, belli bazı gıdalar ve kokular ile başağrısının oluşması ve aşırı stres veya hayal kırıklığı sonrası baş ağrısının başlaması tüm migrenlerde görülen sık bulgular arasında bulunmaktadır. Eğer hasta hayatının ilk ve en kötü başağrısını yasşıyorsa, baş ağrılarının karakterinde bir değişiklik oluşmuşsa, günler boyu süren progressif bir baş ağrısı varsa, Valsalva manevrası ile ilişkili başağrısı varsa, kronik sistemik bulgular (kilo kaybı, ateş), persistan Fokal nörolojik bulgular, konvülsiyon, bilinç kaybı, nukkal sertlik, kranyel üfürüm veya papilödem var ise ciddi bir durumun olduğundan şüphelenilmelidir.

Klasik Migren: Bu durumda, baş ağrısı başlamadan önce bir aura gözlenir. Görel auralar çocukluk çağında enderdir ve genellikle görmede bulanıklaşma, skotoma, parlak zik zak çizgiler ve objelerin düzensiz olarak şeklinin bozuk görünmesi şeklinde olabilir. Duysal semptomlar arasında perioral paresteziler ve ellerin ve ayakların karıncalanması olabilir.  

Migren variantları arasında döngüsel kusma (cyclic vomiting), akut konfüzyonel durum ve benign paroxsismal vertigo bulunur.

Tanı ve Ayırıcı tanı:

İyi bir öykü ve fizik muayene bir çok olguda tanının konmasında yeterlidir. Baziler migren kafatası ve servikal omurların konjenital malformasyonları, posterior fossa tümörleri, toksinler ve ilaçlar, ve metabolic hastalıklar ile karıştırılabilir .

Tedavi

Migren ağrıları belli bazı uyaranlardan kaçınarak azalabilir veya tamamen ortadan kalkabilir. Az sayıda çocuk migren başağrısını başlatan uyaranları net olarak bildiriler. Migren baş ağrılarının en sık uyaranları stres, yorgunluk ve anksiyetedir. Migrenli çocuk okuldaki veya evdeki sıkıntılardan dolayı stres altında olabilir. Bu durum özellikle çocuktan yapamayacağı şeyler istendiğinde gerçekleşir. Okul sırasında tekrarlayan migren ağrıları olan çocuğun ya öğrenmede sıkıntısı vardır veya çok yoğun ders işlenen bir sınıfa gitmektedir. Bazı çalışmalarda fındık, çikolata, kola, sosis, baharatlı yiyecekler ve Çin yemeklerinin migren baş ağrılarına neden olduğunu göstermektedir. Bunlarla beraber eğer migren baş ağrılarına yol açıyorlarsa, parlak flaş ışıkları, güneşe çıkma, aşırı fiziksel egzersiz, hafif kafa travması, yüksek sesler, açlık, yorgunluk, araba tutması ve ilaçlar (alkol ve oral kontraseptifler gibi) dan da sakınmak gereklidir. Bu şekilde migren başağrılarının sıklığı ve şiddeti en az %50 azalır. Çocuklarda, atakları seyek ve hafif olan çocuklarda, ağrı sırasında parasetamol veya ibuprofen tipi ağrı kesiciler başlanmalıdır.   Ergotamin preperatları büyük çocuk ve adolesanlarda verilebilir. Klasik migrende, ağrının başlangıcında 1 mg oral, rektal veya subkutan olarak uygulanan ergotamin preperatı etkin bir şekilde ağrıyı keser. Hemiplejik migreni olan hastaya ergotamin verilmemelidir. Günlük profilaktik tedaviye başlama kararı, hastanın ağrılarının ağırlığına, sıklığına, günlük aktiviteleri etkilemesine göre verilir. Eğer çocuk bir ay içerisinde 2-4 ağır baş ağrısı çekiyorsa veya okula düzenli gitmesini engelliyorsa profilaktik ilaç kullanımı düşünülmelidir. Her ne kadar iyi kontrollü çalışma çok yapılmamaış olsa da propranolol (7–8 yaş ve daha büyük olanlarda günde 10 mg ile başlayıp10–20 mg tid’a çıkana veya istene etki elde edilene kadar) birçok merkezde tercih edilen ilaçtır. İlacın etkisini göstermesi için 2–3 hafta hatta bazen bir ayın geçmesi gerekmektedir bundan dolayı ilacın erken kesilmemesi gerekmektedir. Başka B blokerler ise atenolol, metoprolol ve nadolol dür. Migren profilaksisinde kullanılan diğer ilaçlar arasında kalsiyum kanal blokerleri (flunarizine, verapamil), trisiklik antidepresanlar (amitriplin, nortriptilin), non-steroid antienflamatuar ilaçlar ve serotonin reseptör antagonisti (metisergid (retroperitoneal veya pulmoner fibrosis nedeniyle 10 yaşından küçük çocuklarda ve 3 aydan daha fazla kullanılmaz) veya pizotilin) bulunur. Eğer bir ilaç etkin bulunursa bu ilaç genellikle bir yıl süre ile kullanılır.

 

Üye Ol

Ziyaretçilerimiz

www.pediatriportali.com sitesinin web hosting hizmeti natro - izgi Bilgisayar Sistemleri Ltd. tarafından sağlanmaktadır.
ocuk Doktoru - ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı - Pediatri Uzmanı - ocuk sağlığı sitesi - ocuk doktorları - Pediatri - Pediatrist - Bebek